Yargıtay’dan Enflasyonist Dönemlerde “Munzam Zarar (Aşkın Zarar)” Hesabına Emsal Karar: Sepet Yöntemiyle Hak Kayıplarına Son!

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 01.07.2026 karar tarihli, 2025/2406 Esas ve 2026/2915 Karar sayılı emsal niteliğindeki kararı ile yüksek enflasyonist dönemlerde borcun geç ödenmesi nedeniyle alacaklıların uğradığı munzam zararın (aşkın zarar) tespiti ve hesaplanmasına ilişkin çok önemli ilke ve kriterler vazedilmiştir. Yüksek Mahkeme; geç ödenen borçlarda yasal temerrüt faizinin enflasyon ve piyasa şartları karşısında yetersiz kaldığını vurgulayarak; alacaklının zararını somut delillerle tek tek ispatlama zorunluluğunu esnetmiş ve Anayasa Mahkemesi ile AİHM içtihatlarına paralel şekilde altı farklı ekonomik veriden oluşan “Sepet Yöntemi” ile munzam zarar hesabının yapılmasını zorunlu kılmıştır.

1. Olayın Arka Planı ve Yargısal Süreç

Sürece konu uyuşmazlıkta davacı şirket, Edirne Merkez II. … Külliyesi restorasyon uygulama işine dair sözleşmeden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla işverene karşı hukuki süreç başlatmıştır.

  • Temerrüt ve Tahsilat Süreci: Davalı idare 19.08.2011 tarihinde temerrüde düşürülmüş; açılan itirazın iptali ve icra takipleri sonucunda hakedilen 1.304.293,23 TL asıl alacak, temerrüt faiziyle birlikte toplam 2.337.881,05 TL olarak ancak 23.10.2020 tarihinde tahsil edilebilmiştir.
  • Munzam Zarar Talebi: Davacı, temerrüt tarihi (19.08.2011) ile tahsil tarihi (23.10.2020) arasında geçen yaklaşık 9 yıllık sürede gerçekleşen yüksek enflasyon ve paranın satın alma gücündeki erime nedeniyle ödenen yasal temerrüt faizinin zararı karşılamadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.004.279,87 TL tutarındaki munzam zararın işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
  • Yerel Mahkeme ve İdare Denetimi: Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi bilirkişi raporu doğrultusunda davayı kabul etmiş; davalının istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi kararı düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 6. Hukuk Dairesi önüne gelmiştir.

2. Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi ve Enflasyonist Dönemde “Munzam Zarar” İlkesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 122. maddesinde (mülga BK m. 105) düzenlenen munzam zarar müessesesini ve yüksek enflasyonun mülkiyet hakkı üzerindeki etkilerini kapsamlı şekilde incelemiştir:

  • Enflasyonist Ortamda Karine İlkesi: Yüksek Mahkeme; sürekli ve yüksek enflasyonun yaşandığı ekonomilerde para borcunun zamanında ödenmemesi halinde alacaklının zarara uğramasının kaçınılmaz bir gerçek (vakıa) olduğunu ifade etmiştir. Normal enflasyon dönemlerinde alacaklının somut zararını ispatlaması beklenirken; yüksek enflasyonist dönemlerde borçlunun borcunu ödemeyerek düşük temerrüt faizinden yararlanıp haksız kazanç sağladığı karine olarak kabul edilmektedir.
  • Anayasa Mahkemesi ve AİHM İçtihatlarına Uyum: Yargıtay kararında; Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararlarına (21.12.2017 t., 2014/2267 B.No ve 27.11.2019 t., 2017/24810 B.No) ve AİHM’in Suna Denizci/Türkiye (Başvuru No: 57031/12) kararına atıfta bulunulmuştur. Derece mahkemelerinin alacaklıdan “şahsi ve olağan dışı zararı katı biçimde ispatlama” şartı aramasının mülkiyet hakkını ihlal ettiği, bu nedenle enflasyon karşısında değer kaybına uğrayan alacaklar için soyut yöntemin (sepet hesabı) uygulanmasının anayasal bir zorunluluk olduğu vurgulanmıştır.

3. Munzam Zarar Hesaplamasında “Sepet Yöntemi” Kriterleri

Yargıtay kararı uyarınca, borçlunun temerrüde düştüğü tarih ile ödeme tarihi arasında geçen süreçte alacaklının parasının değerini korumak amacıyla yatırım araçlarına yöneleceği hayatın olağan akışına uygun kabul edilmiştir. Bu doğrultuda mahkemelerce oluşturulacak uzman bilirkişi heyetlerince munzam zarar hesabı yapılırken şu altı ekonomik verinin ortalaması (Sepet Hesabı) esas alınacaktır:

  1. Her yıl itibarıyla gerçekleşen TEFE – TÜFE oranları,
  2. Bankaların 3 aylık ortalama vadeli mevduat faiz oranları,
  3. Devlet tahvillerine verilen faiz oranları,
  4. Döviz kurlarındaki (Amerikan Doları ve Euro) değişim oranları,
  5. Asgari ücret artış oranları,
  6. Altın fiyatlarındaki artış oranları.

Bu altı yatırım ve ekonomik göstergenin ortalaması alınarak borcun ödeme günündeki güncellenmiş değeri bulunacak; bu tutardan davacının önceden tahsil ettiği asıl alacak ve temerrüt faizi düşülerek net munzam zarar miktarı hesaplanacaktır.

4. Kararın Sonucu

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesi’nce yukarıda belirtilen sepet hesabı yöntemi ve temerrüt faizi mahsuplanmaları çerçevesinde uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA 01.07.2026 tarihinde oybirliğiyle karar vermiştir.

Genç Avukatlık Bürosu Olarak Değerlendirmemiz:

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin bu emsal kararı, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde borçluların “nasıl olsa temerrüt faizi düşük” diyerek borçlarını ödemeyi geciktirmeleri stratejisine darbe vurmaktadır. Karar, parası yıllarca mahkeme ve icra koridorlarında eriyen alacaklılar için tam bir hukuki güvence sağlamıştır.

Dava Açacak veya Devam Eden Dosyası Bulunan Alacaklılar İçin Önemli Hususlar:

  • İçtihat uyarınca artık alacaklıların “parayı dövize mi yatıracaktım, mevduata mı koyacaktım” şeklinde somut ispat sunma zorunluluğu ortadan kalkmıştır; soyut “sepet yöntemi” mahkemelerce re’sen uygulanacaktır.
  • Ticari veya hukuki alacaklarını geç tahsil eden tüm müvekkillerimizin, ödeme tarihinden itibaren zamanaşımı süreleri dolmadan munzam zarar (TBK m. 122) davalarını açmaları mümkündür.
  • Bilirkişi raporlarının bu altı temel ekonomik veriyi kapsayıp kapsamadığı ve önceki temerrüt faizi ödemelerinin doğru mahsuplanıp mahsuplanmadığı titizlikle takip edilmelidir.

Borçlar hukuku uyuşmazlıklarınız, alacak tahsilatları ve munzam zarar hesaplamalarınızda hak kaybı yaşamamak ve davalarınızı doğru hukuki altyapıyla yürütmek için büromuzun uzman Borçlar ve Ticaret Hukuku departmanıyla iletişime geçebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir