İstanbul Anadolu 90. Asliye Ceza Mahkemesi, görülmekte olan bir davada uygulanan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) genetik inceleme (DNA vb.) sonuçlarının imhasını düzenleyen 80. maddesinin 2. fıkrası ile bu işlemlere ilişkin usullerin yönetmelikte gösterileceğini öngören 82. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek iptallerini talep etmiştir. Mahkeme, elde edilen genetik inceleme sonuçlarının saklanması ve bu suretle DNA veri tabanı oluşturulmasına imkân tanıyan bu kuralların, özel hayatın gizliliğini ve kişisel verilerin korunması hakkını ihlal ettiğini iddia etmiştir.
Anayasa Mahkemesi (AYM) yaptığı incelemede, ceza soruşturması ya da kovuşturması sırasında elde edilen genetik verilerin “özel nitelikli kişisel veri” olduğunu ve bu verilere ilişkin güvencelerin katı bir şekilde uygulanması gerektiğini vurgulamıştır. İptali istenen kanun maddesinde, genetik bilgilerin yalnızca takipsizlik, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararları verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl yok edileceği belirtilmiştir. Ancak AYM; mahkûmiyet, davanın reddi veya düşmesi gibi diğer kararların verilmesi durumunda bu bilgilerin ne kadar süreyle ve ne şekilde saklanacağı, nasıl imha edileceği ve kişilerin silme talep haklarının ne olduğu hususunda kanunda hiçbir açık güvence öngörülmediğini tespit etmiştir. Temel ilkeler belirlenmeden ve yasal çerçeve çizilmeden bu kadar hassas bir yetkinin yönetmeliğe (yürütme organına) bırakılması, hukuk devleti ve kanunilik ilkeleriyle bağdaşmaz bulunmuştur.
Yukarıdaki gerekçelerle Anayasa Mahkemesi, CMK’nın 80. maddesinin 2. fıkrasının ve söz konusu fıkra yönünden 82. maddesinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğuna hükmederek oyçokluğuyla İPTALİNE karar vermiştir. Hukuki bir boşluk doğmaması ve kamu yararının ihlal edilmemesi amacıyla, iptal hükümlerinin Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine oybirliğiyle hükmedilmiştir.
İlgili karar için; https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2025/274

