T.C.
YARGITAY
Beşinci Hukuk Dairesi
E: 2024/4003
K: 2025/1039
T: 23.01.2025
Özet: Avukatın kişisel elektronik posta adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, davacı idare vekiline duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmakla işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç ay içinde yenilenmemesi nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
(2942 s. Kamulaştırma K. m. 10, 11) (6100 s. HMK m. 150)
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLÂMI
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili ile davalı H.P. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi,… Ma- hallesi,… ada 21 parsel (eski 714 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.04.2015 tarihli ve 2009/537 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 08.04.2015 tarihli ve 2009/537 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalı H.P. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın kuru tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması gerekirken, bu oranın % 6 kabulü ile eksik bedel tespiti doğru olmadığı gibi, 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden, kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 06.01.2021 tarihli ve 2019/635 Esas, 2021/8 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 06.01.2021 tarihli ve 2019/635 Esas, 2021/8 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalı H.P. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu oluşan yeni tapu kaydı ve kadastro krokisi ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip, yeni duruma göre kamulaştırma konusu pilon ve daimi irtifak alanının ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden, kamulaştırma bedelinin yenileme sonrası oluşan yüzölçümüne göre yeniden tespiti için ise bilirkişi kurulundan ek rapor alınması sağlanmadan, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmadığı gibi; ilk karar ile tespit edilen 18.004,59 TL ile bozma sonrası oluşan fark bedel 3.603,50 TL’nin davacı idarece depo edildiğine dair dekontlar dosya arasına alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması ve UYAP sistemi üzerinden alınan tapu kaydına göre davalılardan C.C.’ün malik sıfatının kalmadığı gözetildiğinde yeni tapu kaydı getirtilip bu husus denetlenmek suretiyle malik sıfatı sona ermiş ise bu kişi yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan ret kararı verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile üç aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılardan H.P. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle, bozma sonrası duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, gerekçeli karar tebliğ ile 23.08.2023 tarihinde karardan haberdar olduğunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi uyarınca tebliğin, müvekkili idarenin bağlı bulunduğu bölüme yapılması gerektiğini, kaldı ki tebliğin yapıldığı tarihte müvekkili idare ile tebliğ yapılan vekil arasında vekâlet ilişkisi de bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı H.P. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği hâlde, depo edilen kamulaştırma bedelinin davacı idareye iadesine ve davaya konu taşınmazın davacı idare adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline karar verildiğini, bu husustaki hükmün tamamlanması taleplerine ilişkin ek karar oluşturulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi.
6100 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekili ile davalılardan H.P. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Yapılan incelemede; bozma sonrası tensip zaptı düzenlenerek 01.06.2022 tarihine duruşma günü verildiği, tensip zaptının davacı idare vekili Avukat K.Ö.’un elektronik tebligat adresine 30.04.2022 tarihinde tebliğ edildiğine dair Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) mazbatası görülmüşse de UETS adresinin adı geçen avukata ait olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 7/a maddesine ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin “Tebligatın Elektronik Yolla Yapılmasının Zorunlu Olanlar” Başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde davacı idarenin de sayıldığı 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 3 üncü fıkrasına göre ise ‘Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanun’da belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.’ hükmünün bulunduğu, Kanun’un 35 inci maddesi 4 üncü fıkrasına göre, tüzel kişilere daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınacağından ve bu madde hükümleri uygulanacağından; avukatın kişisel elektronik posta adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, davacı idare vekiline duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmakla işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç ay içinde yenilenmemesi nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
4. Kabule göre de; idarece depo edilen bedelin iadesine ve tescil hükmü kesin olduğundan tapunun davalılara iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekili ile davalı H.P. vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı H.P.’dan 3.034,00 TL temyize başvurma harcının alınmasına,
23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

