T.C.
YARGITAY
Onbirinci Hukuk Dairesi
E: 2023/2421
K: 2024/3024
T: 18.04.2024
- Bilirkişi
- Bono
- İmza İncelemesi
- Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla Takip
- Menfi Tespit Davası
Özet: Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca “kuvvetle muhtemel eli ürünü olduğu” ibaresi ile inceleme konusu imza ile mukayese imzalar arasında ileri derecede uygunluk ve benzerlikler bulunmakla birlikte; inceleme konusu imzanın basit tersimli, kesin teşhise götürecek karakteristik materyal ve yazı unsuru içermemesi nedeniyle kesinlik sınırının dışında kaldığı bir durumun ifade edildiği, imzanın ilgili şahsın eli ürünü olduğu kanaatine uzmanlar arasında görüş ayrılığı olmadan varıldığı belirtilmekle; mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak senetlerde yer alan imzaların davacının eli ürünü olup olmadığının incelenmesi, raporun Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan raporu teyit ediyor olması halinde işbu rapora göre, anılan Kurum raporundan farklı bir sonuca ulaşılması halinde ise çelişki giderildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.
(2004 s. İİK m. 72)
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGITAY İLÂMI
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından davacı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat P.B.G. ile davalı Avukat M.Y. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla iki ayrı icra takibi başlatıldığını, takiplere dayanak senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıyı tanımadığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek icra takip dosyalarından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bonolardaki imzaların hiç tereddüte yer vermeyecek şekilde davacının eli ürünü olduğunun ispatlanması gerektiği halde davalının bu hususu geçerli delillerle ispatlayamadığı, ayrıca yemin deliline de dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
- Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
- Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İmzaların kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, takibe konu bonoların diğer borçlusu ve davacının hem akrabası hem de ortağı olan H.K.’ın Savcılık ifadesinde “2014-2015 yıllarında şirketimiz dar boğaza ve ekonomik sıkıntıya düştü. A.S. da vermiş olduğu borç parayı geri İsteyerek bizi sıkıştırmaya başladı. Bunun üzerine Ankara’daki şirket merkezinde her biri 5.000.000,00 TL(eski para ile 5 trilyon olmak üzere) iki adet yani toplamda 10.000.000,00 TL (eski para ile 10 trilyon) bedelli senet düzenledik. Senetleri M.Ç. ve ben imzaladım. M.Ç. yanımda imzaladı.” dediğini, dolayısıyla icra takibine konu bonolara ilişkin paraların alındığını ve bonoların kendileri tarafından imzalandığının kabul edildiğini, Mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
- Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
- Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonoya dayalı icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, bonoda yer alan keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 nci madde.
3. Değerlendirme
- Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından tanzim edilen 30.06.2020 tarihli raporda, inceleme konusu senetlerde davacı M.Ç. adına atılı basit tersimli imzalar ile M.Ç.’in mukayese imzaları arasında uygunluk ve benzerlik saptandığından imzaların kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Bu belirlemeye istinaden Mahkemece anılan raporda yer alan “kuvvetle muhtemel” ifadesinin nedeninin açıklanmadığı, bu ifadeden kastın imzaların davacıya ait olup olmadığının kesin olarak saptanamadığı mı yoksa uzmanlar arasında görüş ayrılığı mı olduğu hususlarının karar vermeye elverişli ve denetlenebilir şekilde açıklanmasının gerektiği hususunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na müzekkere yazılmış; müzekkereye verilen cevapta “kuvvetle muhtemel eli ürünü olduğu” ibaresi ile inceleme konusu imza ile mukayese imzalar arasında ileri derecede uygunluk ve benzerlikler bulunmakla birlikte; inceleme konusu imzanın basit tersimli, kesin teşhise götürecek karakteristik materyal ve yazı unsuru içermemesi nedeniyle kesinlik sınırının dışında kaldığı bir durumun ifade edildiği, imzanın ilgili şahsın eli ürünü olduğu kanaatine uzmanlar arasında görüş ayrılığı olmadan varıldığı belirtilmiştir.
- Bu durumda Mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak senetlerde yer alan imzaların davacının eli ürünü olup olmadığının incelenmesi, raporun Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan alınan raporu teyit ediyor olması halinde işbu rapora göre, anılan Kurum raporundan farklı bir sonuca ulaşılması halinde ise çelişki giderildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın raporunda yer alan tespitlere ve tereddüte yol açacak şekilde açıklamalar içeren müzekkere cevabı nazara alınarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
- İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin kötü niyet tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

