2 Haziran 2026 tarihli ve 33268 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 29/04/2026 tarihli ve 2026/921 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kurulu (Kurul) İlke Kararı ile, işyerlerinde mesai takibi amacıyla çalışanların biyometrik verilerinin (parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması vb.) işlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kurul, işçi ve işveren arasındaki yapısal güç dengesizliği nedeniyle bu konuda alınan “açık rızanın” geçerli (özgür iradeye dayalı) olmayacağına ve alternatif takip yöntemleri (kart, şifre vb.) varken biyometrik veri işlemenin “ölçülülük” ilkesine aykırı olduğuna hükmederek bu uygulamalara son verilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Kararın Detayları:
- Biyometrik Veri Hassas Niteliktedir: Kurul, parmak izi ve yüz tanıma gibi biyometrik verilerin 6698 sayılı Kanun kapsamında sınırlı sayma yoluyla belirlenmiş “özel nitelikli kişisel veri” olduğunu vurgulamıştır. Bu verilerin ele geçirilmesi halinde değiştirilemez ve geri döndürülemez bir yapıda olması, mağduriyet riskini son derece artırmaktadır.
- Açık Rıza Neden Geçersiz?: İş Kanunu ve ilgili mevzuatta mesai takibinin biyometrik verilerle yapılmasını zorunlu kılan açık kanuni bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle veri işleme şartı olarak geriye sadece işçinin “açık rızası” kalmaktadır. Ancak Kurul; tarafların eşit konumda olmadığı istihdam ilişkilerinde, rıza göstermeyen çalışanın dezavantajlı duruma düşme (veya geri çekme imkanını etkin kullanamama) ihtimali nedeniyle, alınan bu rızanın özgür iradeye dayandığından söz edilemeyeceğini ve tek başına yeterli bir hukuki zemin oluşturmayacağını belirtmiştir.
- Ölçülülük İlkesine Aykırılık ve Alternatif Yöntemler: Kararın en can alıcı noktalarından biri ölçülülük ve veri minimizasyonu ilkesidir. Kurul; şifreli kart, PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kâğıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları veya denetçi gözetimi gibi daha az müdahaleci alternatif yöntemler mevcutken, doğrudan biyometrik veri işlenmesinin anayasal “ölçülülük” ilkesini ihlal ettiğini ortaya koymuştur. İşçinin geçerli bir açık rızası bulunsa dahi, söz konusu alternatif yöntemlerin varlığı karşısında biyometrik takip hukuka aykırı kabul edilecektir.
- Yüksek Mahkeme Kararlarına Atıf: Kararda, Anayasa Mahkemesinin 10/03/2022 tarihli kararına (parmak iziyle mesai takibinin kanuni bir temeli olmadığına) ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (2024/225 E. ve 2024/2625 K.) avuç içi damar okuyucu sistemlerinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğuna dair verdiği emsal iptal kararlarına da dayanak olarak yer verilmiştir.
Genç Avukatlık Bürosu Olarak Değerlendirmemiz: KVKK’nın yayımlanan bu İlke Kararı, iş dünyasında yıllardır yaygın olarak kullanılan parmak izi ve yüz tanıma özellikli turnike geçiş ve mesai takip sistemlerinin kullanımını fiilen sonlandırmıştır. İşveren müvekkillerimizin, ağır idari para cezalarıyla ve olası çalışan şikayetleriyle karşılaşmamaları adına, işyerlerindeki biyometrik mesai takip sistemlerini kullanımdan kaldırmaları, bugüne kadar kaydedilmiş biyometrik verileri mevzuata uygun şekilde derhal imha etmeleri ve kartlı veya şifreli geçiş sistemleri gibi alternatif yöntemlere geçiş yapmaları gerekmektedir. Şirketinizin KVKK uyum süreçlerinin güncellenmesi, veri imha politikalarının düzenlenmesi ve bu geçiş sürecinde hukuki destek almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

